Kadın Kimlerin Yanında Başörtü Takmayabilir?

Kadının tesettürü noktasında evin içiyle dışı, yakınlarıyla yabancı olanlar aynı değildir. Kur’an bunu şöyle anlatır:

Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini göstermesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, ellerinin altında bulunan köleleri, erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler.”1

Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar.”

Erkeklerden kendileri için bakılması helâl olmayan kısımlara bakmasınlar.

Irzlarını korusunlar.”

Tesettürle, zinadan kaçınarak ırzlarını korusunlar.

Her iki ayette de, ırzı korumaktan önce gözü haramdan sakınmak nazara verildi. Çünkü harama bakmak zinanın öncüsü ve habercisidir.

Ayetin devamında başörtüsü emredilmiş, ardından kadının kimlerin yanında bununla mükellef olmadığı bildirilmiştir.

Kocaları:

Kadın ve erkek daha evvel birer yabancı iken, evlilik yoluyla birbirine yabancı olmaktan çıkar ve vücutlarının tamamı birbirlerine helal olur. Koca, hanımının en mahrem yeri de dâhil her yerine bakabilir.

Babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları:

Bunlar, kadının ya doğrudan kendi yakınları veya evlilikten dolayı akraba olduğu kimselerdir. Kadın bunların yanında daha rahat hareket edebilir. Çünkü bunlar mahremidir ve kendisine nikâh düşmeyen kimselerdir. Burada sayılanların, iş ve hizmet esnasında onları görmeleri haram değildir. Kadın burada sayılanlarla sıkça beraber olur. Ayrıca, onlar canibinden bir fitne ihtimali çok çok azdır. Zira insan fıtraten yakınlarına şehvanî nazarla bakmaz.

Ayette amca ve dayıların geçmemesi, onların da kadının erkek kardeşi gibi olmasındandır.

Kendi kadınları:

Bundan murat, genel anlamda bütün kadınlar olabileceği gibi, özellikle de mü’mine hanımlar, bunlar içerisinde de özellikle yakın çevresindeki beraber olduğu hanımlardır. Âlimler bu noktada farklı görüşler belirtmişlerdir.

Ellerinin altında bulunan köleleri:

Eskiden hemen hemen bütün toplumlarda kölelik de vardı. İslamiyet, bunu en insanî şekle soktu ve kademeli bir şekilde kaldırmayı esas aldı. İşte bir kadın, efendisi durumunda olduğu kölelerinin yanında daha rahat bir kıyafet içinde olabilir ve onun yanında dışarı kıyafetiyle durması gerekmez.

Erkeklerden kadına ihtiyacı kalmamış kimseler:

Bunlar çok yaşlı erkeklerdir veya akıl itibariyle kıt akıllı olup, midesinden başka bir şey düşünmeyen kimselerdir.

Yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklar:

Bunlar henüz buluğa ermemiş on yaş civarındaki çocuklardır. On yaşını geçmişse henüz buluğa ermemiş olsa bile az çok kadınların avret mahallerine muttalidir, dikkatini çekebilir. Kadının bunların yanında tesettüre dikkat etmesi gerekir. Günümüz şartlarında müstehcenlik çok arttığından ve bununla ilgili yayınlar medyada çok fazla olduğundan, herhalde çocukların baharı daha erken gelmekte ve büluğa daha erken erebilmekteler.

Ama doğrudan çocuk durumunda olanlar, kadınların erkeğe cazip gelen yerlerini bilmediğinden, kadın onların yanında daha rahat hareket edebilir.

1 Nur, 30-31

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir