Ölüm, dünya zindanından bir kurtuluştur.
Bu dünya nice güzellikleri kendisinde barındırmakla beraber cennete kıyas edilince bir zindan gibi kalır. Ana rahminde yaşayan bir bebek, dünyayı o daracık mekândan ibaret zanneder. Kendisine “sen buradan çok daha güzel ve geniş olan dünyaya gideceksin” denilse şu dünyayı tam hayal edemez, belki de ana karnından biraz daha geniş bir mekân zanneder. Hayalinde yanıldığını dünyaya gelince anlar.
Benzeri bir durum ahirette yaşanacak, dünya ile cennetin farkı orada çok net bir şekilde ortaya çıkacaktır. Cenab-ı Hak cennetin farklılığını kudsi bir hadiste şöyle anlatır:
“Salih kullarım için Cennet’te öyle şeyler hazırladım ki,
-ne göz görmüş,
-ne kulak işitmiş
-ve ne de kimsenin gönlüne gelmiştir.”1
1 Buhari, Rikâk, 51
