“Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”1
İbadet, büluğ döneminden başlar, ölüme kadar devam eder. İbadetine düzgün devam eden birinin zamanla ibadetten muaf sayılması gibi bir durum yoktur. Bunu, bir nevi askerliğe benzetebiliriz. Asker elbisesi içinde olan kimse, terhis tezkeresi alıncaya kadar talime, nöbete devam eder. Onun gibi, imanla bu dünyadan gidenler ibadetten terhis olurlar, mükâfat yeri olan cennete alınırlar. Cennette ise, dünyada olduğu tarzda namaz, oruç gibi ibadetler yoktur, zira orası tümüyle bir ücret ve lezzet yeridir.
Cennette ibadet olmamakla beraber, ubudiyet hali devam edecektir. Ubudiyet, “kulluk” demektir. İnsanın ubudiyet hali devamlıdır, çünkü kulluktan ayrı olduğu bir ânı yoktur.
Mesela insan cennette oraya layık emsalsiz güzellikleri görünce hayret ve hayranlık duyacak, benzersiz nimetleri tattıkça derinden derine şükredecektir. Böyle bir hal ise, doğrudan bir ibadet olmamakla beraber tam bir ubudiyettir.
1 Hicr, 99
