Önsöz

Bir otobüs seyahatimde, hukukçu bir zatla yan yana idik. Sohbet esnasında kendisine “İslam Hukukunu inceleyebildiniz mi?” diye sordum. “On dört asır öncesinin esasları, bize ölçü olamaz!” dedi. Kendisine “Peki, günümüzde Avrupa ve ülkemizdeki kanunlar nereye dayanıyor?” diye sorunca mesele halloldu. Çünkü günümüz kanunlarının, milattan önceki Roma kanunlarına dayandığını benden daha iyi biliyordu!

İslam dininin değişmez esasları olduğu gibi, bir de zamana ve şartlara göre değişebilen hükümleri vardır. Bu değişebilen hükümler, onu bütün zamanlara ve mekânlara uyumlu kılar. Bunun da en önemli bir ayağı, mezheplerdir.

Aynı dine mensup insanların farklı mezheplere ayrılması, pek çok insanın merak ettiği bir meseledir. Ama meselenin gerçeği anlaşıldığında, dinde mezheplerin olmasının bir zaruret, hatta rahmet olduğu görülür.

Bu çalışmada, Hanefi, Şafiî gibi farklı fıkıh mezheplerinin nasıl ortaya çıktığı örneklerle anlatılacak, mezhepler konusunda hatıra gelebilen pek çok soruya cevap verilecektir.

Faydalı olması dileğiyle…

Şadi Eren

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir