İhtilaf gerçeği

Önceki kısımlarda gördüğümüz bütün bu durumlar, ihtilafın beşeri bir zaruret olduğunu ortaya koyar. Yani, ihtilaf insanın tabiatında vardır ve bu tabiat insana hükmedecektir.

Kuran-ı Kerim ilahi dinlerdeki farklı görünümleri nazara verir. Mesela şu ayete bakalım:

(Ey Peygamber) Sana da bihakkın önceki Kitapları tasdik eden ve onlar üzerine müheymin olan (onları teyit ve tashih eden) Kitabı indirdik. Artık onların arasında Allahın indirdiğiyle hükmet ve hak sana geldikten sonra onların hevâlarına uyma! Biz sizin her birinize bir şeriat ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. Lakin Allah verdikleriyle sizi deniyor. O halde hayırlı işlerde birbirinizle yarışınız. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O, ihtilaf etmekte olduğunuz şeyleri size tek tek haber verecektir.”1

Allahın her ümmete farklı bir şeriat göndermesi, tevhid gibi itikadi konularda değil, fıkhî ihtilaflar şeklinde açıklanmıştır.

Hz. İsa, Kur’anın haber verdiği üzere, kavmine şöyle der:

“…Benden önceki Tevratı tasdik edici ve size haram kılınan bazı şeyleri helal kılmak üzere geldim…”2

Görülüyor ki, her peygamber önceki peygamberleri yalanlamak için değil, tasdik için gönderilmiştir. Fakat mevsimlere göre insanların gıda ve elbiselerinin değişmesi gibi, devirlere göre fıkhî hükümlerde farklılık olabilmektedir. İşte Hz. İsa, Hz. Musa’nın şeriatına nisbetle daha hafif hükümler ihtiva eden bir dinle gönderilmiştir.

“Yaptıkları zulüm ve Allah yolundan insanları çevirmeleri sebebiyle, o Yahudilere daha önce helal kılınmış bazı temiz şeyleri haram kıldık”3 ayeti, Cumartesi çalışma yasağı, deve etinin haram kılınması gibi Yahudilere yönelik bazı arızi haramların varlığını bildirir. Hz. İsa’nın gönderilmesiyle bu arızi haramlar kaldırılmıştır.

1 Maide, 48

2 Âl-i İmran, 50

3 Nisa, 160

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir