Tahtadaki ördek

Okullarımızdan birinde inançsız bir öğretmen inançsızlığını öğrencilere de yaymak istiyor, -haşa- “Allah yok, her şey kendi kendine oldu veya bazı şeyleri sebepler yapıyor veya tabiat yapıyor.” diyordu.

Onun bu tarz yaklaşımları öğrenciler arasında huzursuzluk meydana getirmekteydi. Bir gün teneffüse çıkıldığında, okulun seçkin öğrencilerinden Akif, sınıftakilerle konuştu. Beraber bir plan yaptılar.

Öğretmen, zil çaldığında sınıfa girdi. Tahtaya baktığında donup kaldı. Tahtaya bir ördek resmi çizilmiş, başına öğretmenin adı, kuyruğuna da soyadı yazılmıştı.

Kızgın bir şekilde sınıfa döndü, “Hangi münasebetsiz yaptı bunu?” diye gürledi.

Sınıftan çıt çıkmıyordu.

Aynı soruyu bu defa daha şiddetli bir tonla sordu: “Hangi münasebetsiz bunu yaptı diyorum!?”

Yine kimseden ses yoktu.

Öğretmen bu defa tüm sınıfı tehdit etti: “Bunu yapanı bana söylemezseniz, hepinizi disipline veririm!”

Bunun üzerine Akif ayağa kalktı, “Öğretmenim, belki de kendiliğinden olmuştur” dedi.

Öğretmen, “Bırak dalga geçmeyi. Kendiliğinden olamaz, mutlaka içinizden biri yaptı bunu” dedi.

Akif, “Öğretmenim dedi, belki de sebepler yapmıştır. Rüzgâr esmiş, tebeşirleri kaldırmış, böyle bir şekil ortaya çıkmıştır.”

Öğretmen, “Akif, sen akıllı bir çocuksun, nasıl olur böyle şeyler söylersin?” dedi.

Akif, “Öğretmenim, belki de tabiatın işidir, o yapmıştır.” dedi.

Öğretmen ise sözün nereye vardığını düşünmeden, “Şimdi tabiattan başlattırma bana, yapanı söyle” deyince Akif taşı gediğine koydu:

Öğretmenim, ördeğin sadece resmi kendiliğinden olmuyor, sebepler yapamıyor, tabiat yaratamıyorsa, bunun gerçeği nasıl kendiliğinden olur veya sebepler tarafından yapılır veya tabiat tarafından yaratılır?”

Öğretmen mesajı net olarak almıştı. Daha fazla direnmenin anlamı yoktu. “Haklısınız çocuklar, ben yanılmışım” dedi ve bir daha ilahi tasarrufları sebeplerle, tabiatla izaha kalkışmadı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir