Mutlu ailesi yeni, sıfır bir arabaya kavuşmuşlardı. Baba Mutlu, bu yaz tatilinde ilk defa şehirlerarası yolda araba kullanacaktı. Görev yerleri olan Erzincan’dan Kütahya’ya doğru yola çıkmışlardı. Yolculuk iyi geçiyordu. Ankara’da dostlarını ziyaret ettiler, bir gece misafirleri oldular.
Sabah olduğunda anne Mutlu, “Bey dedi, rüyamda kaza yaptığımızı gördüm, arabamız hurda oldu, ama bize bir şey olmadı. Ne yapsak acaba?”
Baba Mutlu, “Rüyada gördük diye burada kalacak değiliz. Besmelemizi çeker, Ayet-el kürsilerimizi okur, yola devam ederiz.” dedi.
Besmelelerle, Ayet-el kürsilerle yola çıktılar. Otobanda giderken önce ağır ağır gittiler. Ama Murat 124’lerin bile kendilerini solladığını görünce, baba Mutlu gaza dokunmaya başladı. Artık kendilerini sollayan fazla araba kalmamıştı.
Bu şekilde arabaları geçmek, ailenin üç ve beş yaşlarındaki çocuklarını hayli keyiflendirmişti. Bir arabayı geçecekleri zaman “geçiyoruuz, geçiyoruuz, geçtiiik” diye tempo tutuyorlardı.
O gün çok arabaları geçtiler. Afyon-Emirdağ yol ayrımına yaklaştıklarında bir arabayı daha geçtiler. Ama yol dardı. Baba Mutlu arabayı sollarken kenara yaklaşmıştı ve yol kenarı mıcır/ çakıl doluydu. Bir anda ne olduğunu anlayamadı, araba kontrolden çıkmıştı, sağ tarafa doğru üç takla atarak şarampole yuvarlandı. Baba Mutlu o anda “Allah” dedi, anne mutlu kelime-i şehadet getirdi. Araba, tekerleri havaya gelmiş şekilde aşağıda durdu.
Arabadan ilk çıkan baba Mutlu olmuştu. Kendine şöyle bir baktı, bir şeyi yoktu. Hemen etrafa baktı 2– 3 metre ilerde kızını gördü, heyecanla ona koştu, kaldırdı. Bir şeyi yoktu. Camdan fırlamış, alnı hafif çizilmişti.
Bu arada kaza mahalli, olayı görenlerle doldu. Onlar da arabadan anneyi ve ailenin küçük oğlunu çıkardılar. Onlarda da bir şey yoktu.
Aile, hepsi bir araya geldi, âdeta hurda haline gelen güzelim arabalarına baktılar. Küçük oğlan, arabayı böyle görünce “ayabamız, ayabamız” diye ağlamaya başladı.
Kazayı görenler “geçmiş olsun, Allah kurtardı. Böyle bir kazadan bu tarz kurtulmak büyük bir inayet” dediler.
Anne Mutlu, baba Mutluya “Sen zekatına, sadakana dikkat edersin, ama böyle bir felaket neden başımıza geldi?” diye sordu.
Baba Mutlu, “Demek ki verdiklerimiz kabul olmuş, Allah bizi sağ-salim kurtardı.” dedi.
Sonradan öğrendiler ki, aynı gece anne Mutlunun annesi de kaza yaptıklarını görmüş, baba Mutlunun teyzesi de… Hatta teyzenin rüyasına, Afyon taraflarında yaptıkları da yansımış…
