Hz. Ali şöyle der:
“Size ölümü hatırlamanızı ve ondan gafil olmamanızı tavsiye ederim.
Sizi unutmayacak olan ölümü nasıl unutursunuz!
Sizi ihmal etmeyecek olandan nasıl beklenti içinde bulunursunuz?!
Daha önceden gördüğünüz kimselerin ölümü, size nasihatçi olarak yeter.
Onlar atlarına binmeden kabirlerine taşındılar.
Misafir olmaksızın orada konakladılar.
Vatan edindikleri dünyada unutulup gittiler.
Bilmedikleri kabri ise vatan edindiler.
Bırakacakları işlerle meşgul oldular.
Gidecekleri âlem için ise, (sermayelerini) zayi ettiler.
Artık orada hiçbir nahoş şeyden kaçamazlar, hiçbir güzel şeyi de artıramazlar.
Onlar dünyaya ünsiyet ettiler, o da onları aldattı. Dünyaya güvendiler, o da onları mağlup etti.
-Allah size rahmet etsin!- Öyleyse mamur kılmakla mükellef olduğunuz ve teşvik edildiğiniz ve çağrıldığınız cennet menzilleriniz için yarışın. Allah’a taat üzere sabırla ve isyan etmekten kaçınmakla O’nun nimetlerinin üzerinize tamam olmasını sağlayın.
Çünkü artık yarın yakındır.
Gün içinde saatler, ay içinde günler, yıl içinde aylar ve ömür içinde yıllar ne kadar da sür’atlidir.”1
1 Nehcül-Belağa, s. 446-447
