Damarlarda Dolaşan Şeytan

Peygamber Efendimizin eşi Hz. Safiye şöyle anlatır:

Hz. Peygamber Ramazan ayında itikâfta iken akşam vakti yanına uğradım. Bir müddet konuştuk. Sonra geri dönmek üzere kalktım. Uğurlamak üzere de o kalktı. Kapıya kadar gel­­mişti ki ensardan iki kişi oradan geçiyordu. Hz. Peygamber’i görünce hızlandılar. Rasulullah onlara ‘Biraz bekleyin, yanımdaki eşim Safiyye’dir’ dedi.

Onlar: ‘Sübhânallah, dediler. Ey Allah’ın Re­sulu Sana su-i zanda mı bulunacağız?’

Hz. Peygamber şöyle dedi: Şeytan, damarlardaki kan gibi insanda dolaşır. Ben, onun kalplerinize bir kötülük atmasından korkarım.1

Şeytanın insanın damarlarında dolaşması, onun insana yakınlığını ifade eder. Şeytan, pusudaki düşmana benzer, insanın en küçük hatasını da değerlendirmeye çalışır. Öyle ki Hz. Peygamber’in arkadaşlarına bile böyle bir olayda “Acaba Peygamberin yanındaki kimdi?” şeklinde bir vesvese verdirebilir.

Peygamber Efendimiz böyle bir olay vesilesiyle şeytana karşı daima uyanık olmak dersini vermiştir.

Yine bu olaydan öğreniyoruz ki insanlara su-i zanda bulunmamak bir esastır, ama su-i zanna yol açabilecek durumlara da açıklık getirmekte fayda vardır.

1 Ebu Davut, Sünnet, 18.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir