دِ،
وَأسْألُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ، وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ،
وَأسْألُكَ لِسَاناً صَادِقاً، وَقَلْباً سَلِيماً،
وَأعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ،
وَأسْألُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ،
وَأسْتَغْفِرُكَ مِمَّا تَعْلَمُ
Şeddâd İbn Evs anlatıyor: Rasûlullah şu duayı bize öğretiyordu:
“Allahım! Senden işte sebat etmeyi, doğruluğa azmetmeyi istiyorum.
Nimetine şükretmeyi, sana güzel ibadette bulunmayı talep ediyorum.
Doğru konuşan bir dil, selim bir kalp diliyorum.
Allahım, senin bildiğin her çeşit şerden Sana sığınıyorum.
Bildiğin bütün hayırları Senden istiyorum.
Bildiğin (günahlarımdan) Sana istiğfar ediyorum!”1
1 Nesâî, Sehv, 61
