Geniş imkâna kavuşma duası

اللَّهُمَّ رَبَّ السَّمواتِ السَّبْعِ، ورَبَّ العَرْشِ العَظِيمِ

رَبَّنَا وَرَبَّ كُلِّ شَئٍ،

مُنْزِلَ التَّوْرَاةِ والْاِنْجِيل وَالْفُرْقَانِ،

فَالِقَ الحَبِّ والنَّوَى.

أعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ شَئٍ أنْتَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهِ.

أنْتَ اْلاَوَّلُ فَلَيْسَ قَبْلَكَ شَىْءٌ،

وَأنْتَ الْاٰخِرُ فَلَيْسَ بَعْدَكَ شَىْءٌ،

وَأنْتَ الظَّاهِرُ فَلَيْسَ فَوْقَكَ شَئٌ،

وَأنْتَ الْبَاطِنُ فَلَيْسَ دُونَكَ شَئٌ:

إقْضِ عَنِّى الدّيْنَ، وَأغْنِنِى مِنَ الْفَقْرِ

Hz. Ebû Hüreyre anlatıyor: Hz. Peygamberin kızı Fâtıma, O’ndan bir hizmetçi talep etmişti. Hz. Peygamber ona şöyle dedi: Şu duayı okuman, senin için hizmetçi edinmenden daha hayırlıdır:

“Ey yedi semânın Rabbi, Arş-ı Azim’in Rabbi,

Bizim Rabbimiz ve her şeyin Rabbi,

Tevrat, İncil ve Furkân’ı indiren,

Tohum ve çekirdekleri yaran Allahım!

Dizginleri elinde olan her şeyin şerrinden Sana sığınıyorum.

Sen Evvelsin, senden önce bir şey yoktur.

Sen Âhirsin, senden sonra bir şey yoktur.

Sen Zâhirsin, senin fevkinde bir şey yoktur.

Sen Bâtınsın, senin dûnunda bir şey yoktur.

Benim borcumu ödet, beni fakirlikten kurtar.”1

1 Tirmizî, Daavât, 68

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir