Hz. Nuh ve Hz. Lût’un hanımları, peygamber hanımı olmakla beraber kendilerine iman nimeti nasip olmamıştır. Hz. Asiye ise, Firavunun hanımı olmakla beraber, kocasının yolundan gitmemiş, Hz. Musa’ya iman etmiştir. İman ettiği ortaya çıkınca, Firavun Onun ellerini ayaklarını bağlatır, kızgın güneş altında işkence eder. O ise, imanından taviz vermeden sabırla mukabelede bulunur. Sonunda şöyle dua eder:
رَبِّ ابْنِ ل۪ى عِنْدَكَ بَيْتًا فِى الْجَنَّةِ وَنَجِّن۪ى مِنْ فِرْعَوْنَ وَعَمَلِه۪ وَنَجِّن۪ى مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ
“Ya Rabbi, lütfundan cennette benim için bir ev nasip et. Beni Firavun ve onun amelinden kurtar. Beni zalimler topluluğundan kurtar.”1
Bu duadan sonra, tebessüm ile ruhunu teslim eder. Ayetin müjdelediği gibi, “Allah’a tevekkül edene Allah kâfidir.”2
“Onu bulan her şeyi bulur; Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına bela bulur.”3
1 Tahrim, 11
2 Talak, 3
3 Nursi, Mektubat, s. 25
