I. Bölüm DUA İLE İLGİLİ GENEL MESELELER

Dua Nedir?

İnsan, bedeniyle ve ruhuyla zayıf bir varlıktır. En kuvvetli bir insan bedeni, gözle görülmeyen bir mikroba, bir virüse yenik düşebilir, sevinç ve neşenin zirvesindeki bir insan, duyduğu bir vefat haberi karşısında ruhen çökebilir.

Diğer taraftan, bu zayıf insanın sonsuza uzanan ihtiyaçları vardır. Kış içinde iken baharı arzu ittiği gibi, ebedi mutluluk diyarı olan cenneti de bütün benliğiyle arzu eder. Hâlbuki ne korktuğu şeylere karşı koyabilecek bir gücü, ne de isteklerini elde ettirecek bir kuvveti vardır.

İşte, bu mahiyette olan insanın önüne, ibadetin mühim sırlarından biri çıkar: DUA

Dua, istemek çağırmak, yalvarmak demektir. İnsanın zaaf ve ihtiyacını görüp, her şeye gücü yeten Allah’a yönelmesi, halini O’na arz etmesi, O’ndan istemesidir.

Dua, ibadetin özüdür, hatta ibadetin ta kendisidir.

Dua, ruhun Allah’a yükselişi,1 kalbin Allah ile konuşmasıdır.2

Dua, şu dünya hayatında, olayların dağlar gibi dalgaları arasında boğulma derecesine gelen insana bir cankurtaran simididir.

Dua, insan kabiliyetlerinin gelişmesine en mühim bir vesiledir.

Dua, şu âlemin yaratılış sebeplerinden biridir.

Dua, Hz. Peygamberin ibadetinin ruhudur, esasıdır.

Dua, cennetin icadına, ebedi saadetin gelmesine en mühim bir sebeptir.

İşte böyle mühim özelliklerinden dolayı, Cenab-ı Hak insanlara duayı emreder, kendisine dua edilmesini ister:

وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓى اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ

Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, size cevap vereyim.”3

قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ

De ki: Eğer duanız olmazsa, Rabbim size ne ehemmiyet versin.”4

1 Alexis Carrel, Dua, (“Başarının Sırları” – “Yarınlara Doğru” kitaplarıyla birlikte), Ter. Alper Yücetürk, Yağmur Yay. İst. 1981, s. 443

2 Toshihiko Izutsu, Kur’anda Allah ve İnsan, Ter. Süleyman Ateş, Kevser Yay. Ankara, s. 183

3 Mümin, 60

4 Furkan, 77

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir