Hz. Ali şöyle der:
“Akıllı kişinin dili kalbinin arkasındadır. Ahmağın kalbi ise, dilinin arkasındadır.”1
Hz. Ali’ye “bize akıllı kimseyi anlat” denilmişti. Şöyle cevap verdi:
“Akıllı kimse her şeyi yerli yerine koyandır.”
“Bir de cahil kimseyi anlat” denildi.
Hz. Ali dedi: “Yaptım ya!”2
Yani, akıllı kimsenin tarifinde, cahil kimsenin nasıl olduğu da kolayca anlaşılabilir: Cahil kimse, bir şeyi yerli yerine koymayandır.
Akıllı kimse, dünyaya onda kalacağı kadar kıymet verir, ahirete ise, sonsuz önem atfeder. Akıllı kimse, gözünü ibrete, kulağını hikmetli söze açar. Haram manzaradan, boş sözlerden ise âdeta kaçar. Akıllı kimse dilini güzel manaları ifadede kullanır, onu yalanla, gıybetle, iftira ile kirletmez.
1 Nehcül-Belağa, s. 689
2 Nehcül-Belağa, s. 729
