Yiğit, öfkesi olmayan değil,
öfkesini yenebilendir.
Huysuz bir atın zabtı zor olması misali, insandaki öfke duygusunu kontrol altında tutabilmek de hayli zordur.
Hz. Peygamber şöyle buyurur:
“Pehlivan, rakibinin sırtını yere getiren değil, öfke anında nefsine hâkim olabilendir.”1
İnsan, zaman zaman durgun deniz misali sükûnet hali yaşar. Fakat bazen de dağlar gibi dalgaları olan denize benzer. Bu durumda öfke şişer şişer ve insanın bütün benliğini kaplar. İşte, böyle bir halde nefse hâkim olabilmek hiç de kolay değildir. Zira “Öfkede akıl yoktur.” Öfke konuşunca akıl susar.
Öfkenin tümüyle insanı bürüdüğü zaman nefse hâkimiyet zor olmakla beraber imkânsız değildir. O anda insan “La havle velâ kuvvete illa billâh” veya “Ya Sabûr” diyerek Allah’tan yardım diler. Onun yardımıyla hiddeti ve öfkesi dinmeye başlar, sükûnete kavuşur.
1 Buhari, Edep, 102; Müslim, Birr, 106-108
