Muteber hadîs kitaplarında kadınla ilgili olarak Hz. Peygamberin şu sözü nakledilir:
“Kadın eğe kemiğinden yaratılmıştır; düzeltmeye kalkarsanız onu kırarsınız.” (Mesela, Buhari, Enbiya, 1, Nikâh, 80, Rada, 62; Ahmed b. Hanbel, V, 8).
Bu tür rivayetler, nedense pek çok kişi tarafından hakikat olarak anlaşılmış, mecazi bir mana kastedilme ihtimali göz ardı edilmiştir. Hâlbuki gerek ayetlerde, gerek hadislerde pek çok mecazlar vardır. Mesela, “Allah’ın eli bağlıdır” diyen Yahudilere karşı, ayette “Allah’ın iki eli de açıktır” cevabı verilir. (Maide, 64) “Devletin eli” ifadesi nasıl bir mecazsa, “Allahın iki eli” ifadesi de öyle bir mecazdır.
İşte “kadının eğe kemiğinden yaratıldığını” bildiren rivayetler mecazi bir anlam ifade eder; kadının tabiatının erkekten farklı olduğunu anlatır. Ayrıca, hadisin farklı varyantlarında “kadın eğe kemiği gibidir…” denilmesi, bunun bir teşbih olduğunu net bir şekilde göstermektedir. (Mesela, Buhari, Nikâh, 79; Müslim, Rada, 65; Tirmizi, Talâk, 12; Darimi, Nikâh, 45)
Mezkûr teşbihi şu şekilde açıklamak mümkündür: Sözgelimi, kadın fıtraten zinete düşkündür. Kadının bu tabiatını bilmeyen bir erkek, hanımının meşru ve makul zinet isteklerini reddettiğinde, onu kırmış olur.
Konuya giriş olarak serdettiğimiz bu mütalaalardan sonra, Nisa suresinin ilk âyetine bakalım:
“Ey insanlar! Sizleri bir tek nefisten yaratan ve o tek nefisten eşini yaratıp birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinizden sakının…”
Hamdi Yazır bu ayetle ilgili çok kıymetli açıklamalarda bulunur. Özet olarak naklediyoruz:
“Erkek ve dişi, zâtül felkateyn gibi bir menşe’de inşikak etmiş, özellikleri ayrı, vazifeleri biri diğerini tamamlayan farklı tabiatlı bir çifttirler. Ve aynı zamanda bir aslın tenevvüüdürler.
Ayette geçen “tek nefisten” murat Hz. Âdem, eşinden murat da Hz. Havva olduğunda ittifak ve icma vardır.
Hadiste bildirilen “kadının eğe kemiğinden yaratılması” erkekle kadın arasındaki tabiat farklılığına ve kadınların erkekleştirilmeye kalkışılması, onları kırıp atmak olduğuna tenbih ihtiva eden bir temsildir.
İnsanlığın başlangıcı, Âdem ve Havva diye ifade edilen bir çifte, yani bir erkekle bir kadına raci’dir ve bunlar arasında aslın birliğini ifade eden nefse ait bir alâka vardır. Bu alâkada erkek evvel, kadın sonradır. Binaenaleyh, o kadın o erkeğin nefsinden münşaiptir, onun ruhundan kopmuştur… O kadının erkekten teşaubu, bir evlat teşaubu gibi değildir. İki cins taşıyan bir kökten çatallanan ve ilerde birbirlerine telâki etmek üzere karşılıklı bir incizap besleyen ve ortak bir gayeye hizmet eden farklı özellikli fail ve kabil bir çift yaprakçığın inşikakı gibidir. Bu ise, topraktan insanın süzülmesi gibi, bizzat Allah’ın yaratmasıyla izah olunur.
Kadının yaratılışı, erkeği yalnızlıktan ve akametten kurtaran büyük bir nimettir.” (II, 1272-1275)
