Hamdi Yazır, “O Allah ki, yedi semayı yarattı. Arzdan da onların mislini yarattı” (Talâk, 12) âyetinin açıklamasında bilgi kaynaklarına da temas eder ve bunları:
1-Havass-ı hamse (beş duyu)
2-Akıl
3-Vahiy olarak ele alır. (VII, 5081)
Onun şu değerlendirmesinde ise, bu konuda biraz daha ayrıntılı bilgi vardır:
“Şuur âlemimizin bir seması demek olan gönlümüzde, nefs-i nâtıkamızda bir arz gibi ene vicdanının merkezi bulunan kalbimizde iman ve irade şuuru uyandırmak üzere, muhit ile alâkadar “yedi pencere” buluruz ki, bunlardan bize mütemadiyen ruh sereyan eder. Beşi, yalnız cismanî, muhit hâdiselerine bakan beş duyu, altıncısı onların varidatıyla daha ilerisine nâzır olan akıl ve mantık, yedincisi herkeste açık ve kuvvetli olmamakla beraber, hepsinden geniş olan ilham ve vahiy kuvvetleridir. (VII, 5167)
Görüldüğü gibi Hamdi Yazır, afakî âlemdeki (dış dünyadaki) yedi semaya mukabil, enfüsi âlemimizde (kendi içimizde) yedi pencere kabul etmektedir. İnsan bu pencerelerle dış âleme açılır. Duyularla hissedemediğine akılla, akılla varamadığına ilham ve vahiyle ulaşır.
