Merhum Hamdi Yazır, tefsirine şu seci’li cümlelerle giriş yapar:
“İlâhî, hamdini sözüme sertac ettim.
Zikrini kalbime mi’rac ettim.
Kitabını kendime minhac ettim.
Ben yoktum, Sen var ettin.
Varlığından haberdar ettin.
Aşkınla gönlümü bî-karar ettin.
İnayetine sığındım, kapına geldim.
Hidayetine sığındım, lütfuna geldim.
Kulluk edemedim, affına geldim.
Şaşırtma beni, doğruyu söylet.
Neş’eni duyur, hakikati öğret.
Sen duyurmazsan ben duyuramam.
Sen söyletmezsen ben söyleyemem.
Sen sevdirmezsen ben sevdiremem.
Sevdir bize sevdiklerini.
Yerdir bize hep yerdiklerini.
Yâr et bize erdirdiklerini.
Sevdin habibini, kâinata sevdirdin.
Sevdin de hil’at-ı risaleti giydirdin.
Makam-ı İbrahim’den Makam-ı Mahmud’a erdirdin.
Server-i asfiya kıldın, hatem-i enbiya kıldın, Muhammed Mustafa kıldın…” (Mukaddime, 7)
