“Ahiret daha hayırlı ve daha devamlıdır.”1
“Ey iman edenler! Can yakıcı bir azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah ve Rasulüne iman eder, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz.
Eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.
Bu ticareti yaparsanız, Allah günahlarınızı bağışlar, sizi altlarından nehirler akan cennetlere ve Adn cennetlerinde hoş meskenlere koyar.
İşte büyük kurtuluş budur.
Seveceğiniz bir başka şey:
Allah’tan bir zafer ve yakın bir fetih.
Mü’minleri müjdele!”2
Ayetler, “ticaret” kavramına alışılmış manasının üstünde bir boyut kazandırmaktadır. Ticaretten amaç kazanmaktır. Cenab-ı Hakk’ın bildirdiği bu ticaret öyle bir kazanç getirmektedir ki, bu ticareti yapanlar hem ahirette mesut olacaklar, hem dünyada mutlu yaşayacaklardır.
“Şüphesiz Allah mü’minlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın aldı” ayetinde de benzeri bir temsil üslubu vardır.3 Çünkü müşteri, kendinde olmayan şeyleri satın alır. Her şeyi yoktan yaratan Allah’ın gerçekte bir şey satın alması söz konusu olamaz. Bundan dolayı, Hasan-ı Basri ayetin yorumunda şöyle der:
“Allah kendi yarattığı nefisleri ve kendi verdiği rızıkları satın aldı.”
Mü’minler bedel olarak canlarını, mallarını verecekler, bunun mukabilinde Cenab-ı Hak onlara cenneti verecektir.
1 Â’lâ, 17
2 Saff, 10-13
3 Tevbe, 111
