Hacda Ticaret

Hac, bütün Müslümanlarının yıllık kongreleridir.

Ülkemizde hacca gitmekle alakalı bazı yanlış kanaatler var. Mesela, sanki hacdan önce yalan söylemek caizmiş gibi, bazıları şöyle derler: “Hacca gittikten sonra artık dönüşte ticaret yapmamak lazım. Çünkü hacı birinin yalan söylemesi uygun değildir.” Hâlbuki şöyle düşünmeleri gerekir: Tüccarlarımız bir an önce hacca gitsinler, dönüşte de dosdoğru bir şekilde ticaretlerine devam etsinler.

Kur’an-ı Kerim, değil hac dönüşü ticareti yasaklamayı, hacda bile ticaretin caiz olduğunu bildirir:

“Hacda Rabbinizin lütfunu istemenizde size bir günah yoktur.”1

Ayette doğrudan “ticaret” kelimesi geçmemekle beraber, genelde müfessirler tarafından hacda ticarete izin verilmesi şeklinde anlaşılmıştır.

Aslında haccın ibadet boyutu yanında ticaret boyutu da vardır. Dünyanın her tarafına dağılmış Müslümanlar hac münasebetiyle bir araya gelmekte, meselelerini görüşme fırsatı bulmaktadırlar. Ticari meseleler de buna dâhildir.

Çinliler haccı çok severler… İbadet yönüyle değil, ama ticaret yönüyle haccı dolu dolu değerlendirirler. Hacılarımızın hacdan getirdikleri takke misali pek çok hediyenin Çin malı olması bunu isbata kâfidir.

1 Bakara, 198

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir