Günümüzde bazıları Kur’anda başörtü emrinin olmadığını söylerler. Bunu söyleyenlerin bir kısmının profesör ünvanlı ilahiyatçılar olması, kamuoyunda ister istemez bazı tereddütlere yol açmaktadır.
Hâlbuki Kur’anın iki ayeti gayet net bir şekilde doğrudan doğruya tesettürle ilgilidir. Bunlardan birincisi başörtüsü, ikincisi ise dış örtüyü emreder:
1-“…Mümin kadınlara söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini göstermesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler…”1
2-“Ey Peygamber! Hanımlarına ve kızlarına, müminlerin kadınlarına söyle: Üzerlerine cilbablarını (dış elbiselerini) alsınlar. Bu onların tanınıp eza görmemeleri için çok daha uygundur. Ve Allah Ğafur’dur– Rahîm’dir (bağışlayıcıdır, son derece merhamet sahibidir).”2
Bu iki ayet, on dört asırlık İslam tarihi boyunca bütün âlimler tarafından böyle anlaşılmış ve Müslüman toplumlarca da buna göre uygulanmıştır. Böyle olunca bazılarının “Kur’anda başörtüsü emri yok” demeleri, Kur’ana, İslama, tarihi realiteye ve İslam âlimlerine bir iftiradır.
1 Nur, 30-31
2 Ahzab, 59
