“Başörtüsüne özgürlük olursa, diğer bayanlar psikolojik bir baskı altında kalırlar” korkusu, yersiz bir endişedir. Milletimiz, tarih boyunca farklı kültürleri bir arada tutma tecrübesine sahiptir. Osmanlı zamanında halkın büyük çoğunluğu Müslüman olmakla beraber, gayr-i müslim olarak Rumlar, Ermeniler gibi azınlıklar da vardı. Bunların kadınlarının kıyafeti Müslümanlara göre daha serbestti.
Ülkemizde başörtüsüne muhalefet edenlerin önemli bir endişesi, başörtülülerin artmasıyla bir mahalle baskısı meydana gelme ihtimalidir. Böyle bir ihtimal, başörtüsüne sınır getirilme gerekçesi olmaktan uzaktır. Temel hak ve hürriyetler, böyle bahanelerle sınırlandırılmaz. Yoksa “yangın çıkarabilir” ihtimaliyle bütün kibritleri imha etmek, “kaza yapabilir” ihtimaliyle bütün ulaşım araçlarını seferden alıkoymak gerekir…
Hak ve hürriyetleri tek taraflı düşünmemek gerekir. Bazılarının serbest, dekolte kıyafet hürriyeti varsa, başkalarının da tesettürlü kıyafet hürriyetleri olmalıdır.
