Sabah namazı

İnsan fıtraten karanlıktan rahatsızlık duyar, aydınlıkta ise rahat eder. Gecenin karanlığından gündüzün aydınlığına geçmek, âdeta yeni bir diriliş gibidir. Sabah namazıyla bu dirilişe şahit olmak, büyük biz mazhariyettir.

Bütün namazlar içinde herhalde nefse en zor gelen namaz, sabah namazıdır. İnsan fıtraten rahata düşkün olduğundan, daha güneş doğmadan kalkıp namaz kılmak nefse çok ağır gelir. Ama bir insan o seher vaktinde kalkıp abdest aldığında gafletten, gevşeklikten kurtulur. Namaza kalkmayan nice insana göre güne erken başlar. O vakit uyanık olmak, rızıkta bolluk ve berekete vesiledir.

Peygamber Efendimiz şöyle müjdeler:

“Sabah namazının iki rekât sünneti, dünya ve içindeki her şeyden daha hayırlıdır.”1

Bir insan kırk gün sabah namazına düzgün kalksa, daha sonraki günlerde namaza kalkmak ona çok da zor gelmez. Çünkü tekrar edilen şeyler zamanla insanın ikinci tabiatı olur, alışkanlık haline gelir. Akıllı kişi, kârını ve zararını iyi hesap eder. Bu zaviyeden baktığımızda şöyle diyebiliriz:

Uyanık kimse”, üzerine gün doğdurmaz!

1 Müslim, Müsâfirîn, 96

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir