“Öyleyse bu Beytin Rabbine ibadet etsinler.”1
Doğu Türkistanlı bir Müslüman âlim Çin’de seyahat ederken dünyanın en büyük Buda heykellerinden birinin bulunduğu bir mabede gider. Oradaki rahiple aralarında şöyle bir konuşma geçer:
-Bu heykeli siz kendi ellerinizle yaptınız. Kendi elinizle yaptığınıza nasıl taparsınız?
-Sen hangi dindensin?
-Müslümanım.
-Hani siz de siyah bir taşın önünde ibadet yapıyorsunuz ya, işte öyle bir şey!
-Ama biz o taşa (Ka’beye) değil, onun Rabbine ibadet ediyoruz. Ka’be, bizim sadece kıblemiz.
Gerçekten de bu zatın cevabında nice insanın gözden kaçırdığı bir husus gözler önüne serilmiştir. Bazı insanlar, araç ile amacı birbirine karıştırıp insanları putlara kul ve köle yapmışlardır.
1 Kureyş, 3
