Batıl mabutlar

“Sizin Allah’ı bırakıp da o taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu bir takım isimlerden başka bir şey değildir…”1

Çölde yol alan birisinin bazen serabı su zannedip avuçlaması gibi, fıtraten tevhid denizini arayan insanoğlu da, kesret çöllerinde yol alırken pek çok batıl mabud seraplarına takılır kalır.

Kur’anın -üstteki ayette- bildirdiği gibi, bu batıl mabudlar “bir takım isimlerden” ibarettirler. Yani mabud olduklarına dair hiçbir delil yoktur. Mabudluk payesini insanlar onlara vermiş, sonra da onlara tapmaya başlamışlardır. Gariban birine “kral” demekle kral olmadığı gibi, yaratılmış bazı şeylere “ilah” demekle ilah olmazlar. Mesela bazıları, İlahî bir sanat olan tabiatı, Allah yerine ikame ederler. Allahın ilim, irade, kudret gibi sıfatlarından haber veren varlıkları “tabiatın eseri” olarak görürler.

Benzeri şekilde putlar, gök cisimleri veya Firavun gibi şahıslar, yanlış bir şekilde mabud olarak görülmüş, bir kısım insanlarca bunlara tapılmıştır. Hâlbuki selim bir akılla düşününce, yaratılmış olanların veya insan eliyle yapılan şeylerin mabud olamayacakları gayet açıktır.

1 Yusuf, 40

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir