Bir gün komşumuzun oğlu Osman, “Hocam, kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu.
Dedim “nereden bileyim? Hem böyle bir soru nereden icap etti?”
Dedi, “falanca medyum tarih vermiş de, ondan sordum.”
Dedim: “Bak Osman, kıyametin ne zaman kopacağını ne ben bilebilirim, ne bir medyum, ne de başkası… Ancak bildiğim bir şey varsa o da şudur: Ben öldüğüm gün benim kıyametim kopacak, sen öldüğün gün de senin kıyametin… Dünyanın kıyameti ise ne zaman koparsa kopsun bizi o derece ilgilendirmez. Ancak inanıyoruz ki, gün gelecek, o da gerçekleşecek ve öyle anlaşılıyor ki o günün gelmesi çok uzun sürmeyecek. Peygamber Efendimiz kıyamet alametlerini sayarken, kendisinin de bir alamet olduğunu söyler. Çünkü son peygamberdir ve ahir zaman nebisidir.
Yine peygamberimiz kendi gönderilişini ikindi vaktine benzetir. Kıyametin de akşam üzeri kopacağını söyler. Zaten Kur’an “kıyamet yaklaştı” diye ferman ediyor. Bazı ilim adamları 150 yıl içinde kıyametin kopacağını söylemektedir. Bazı veli zatlar da benzer rakamlar vermişlerdir. Ama böyle şeyler gaybî olduğundan kesin ve net bir rakam verilemez, ancak kanaatler izhar edilebilir. O kanaatlere de kesin nazarıyla bakılmaz.”
