Safa – Merve

Safa -Merve tepeleri, işin arka planını

bilen kimseye tarihi yansıtan birer ekrandır.

Kur’anda, Safa ve Merve’nin Allahın şeairinden olduğu anlatılır.1 Hac ve umre için o mübarek beldelere giden kimse, Safa ve Merve’ye gelince, hayalen binlerce yıl öncesine gider; bu ıssız, sessiz ve susuz vâdide, Allahın talimatıyla Hz. İbrahim tarafından oraya bırakılan Hz. Hacer ve oğlu küçük İsmaili görür. Şefkatli anne, çocuğu için su bulmak telaşıyla Safa ve Merve tepeleri arasında gidip gelmektedir. Derken bir ses duyar. Gelen Cebraildir.

Hz. Cebrail, kanadıyla yere vurduğunda yerden su fışkırır. Heyecanlı anne, suyun kaybolup gitmesinden korkup kendi diliyle “dur, dur!” anlamında “zem, zem!” der.2 Ve o zemzem o günden ta günümüze kadar en mübarek bir su olarak akar da akar…

Safa ve Merve gibi yerlere, orada olup bitmiş ve âdeta oraya sinmiş olayların bir ekranı olarak bakarsak çok şeyler görürüz. O zaman dağ ve taş âdeta nutka gelir, bize çok şeyler söyler. Fakat belli bir alt yapı olmadan oralara gidildiğinde, o ekranlarda şuurumuzu uyaracak bir görüntü meydana gelmez.

Bu gerçeği, Waterloo savaşının cereyan ettiği alanda daha iyi anlamıştım. Şöyle ki:

2002 yılında bir program münasebetiyle Hollanda’nın Rotterdam şehrinden Belçika’nın Brüksel şehrine gitmiştik. Orada yaşayan arkadaşlarımız, Brüksel yakınlarında bulunan ve Waterloo savaşının gerçekleştiği alana bizi götürdüler. Adı geçen savaş, Napolyon’un mağlubiyet acısını tattığı savaştır. Tarihçilerin beyanına göre, şayet Napolyon bu savaşta galip gelseydi, Avrupa ve dünya tarihinin seyri çok farklı olabilirdi.

İşte, arkadaşlarla böyle bir alanda bulunduk, tepeye çıkıp etrafı temaşa ettik. Başkalarını bilmem ama, ben o tepeden baktığımda ne Napolyon’u görebildim, ne de her iki tarafın askerlerini… Ne kılıç şakırtılarını duyabildim, ne de top seslerini… Ama eminim bir Avrupalı oraya geldiğinde, şuurunda daha derin etkiler olmakta, âdeta tarihte bir seyahat yapabilmektedir.

Öyle anlaşılıyor ki, şeairin etkisi belli bir altyapıya göre olmaktadır.

1 Bakara, 158

2 Buhâri, Şirb,10

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir