SONUÇ

Akıl ve vahyin ışığında gerçeği arayış seyahatimizin sonuna geldik. Bu seyahat esnasında “bir arpa boyu” da olsa bir miktar yol aldık. İlahî ve kevnî gerçekleri anlamaya çalıştık. Gördük ki, her öğrendiğimiz gerçek, bizi yeni meçhullere muhatap ediyor. Gerçeklerin önündeki perdeyi veya perdeleri araladığımızda, önümüze yeni perde veya perdeler çıkıyor. Bir gül goncası misali, gerçekler iç içe sarmalanmış veya içi içe paketler misali paketlenmiş.

İnsanlar bu gerçeklere muhatap olmakta farklı farklı derecelerde bulunmakta… Kimi insanın gerçeği aramak diye bir derdi yok… Böyleleri midelerinin ve zevklerinin peşinde koşmakta… “Bir elinde tarak, bir elinde ayna, umurunda mı dünya!” deyiminde ifadesini bulan bir hayat yaşamaktalar… Bir kısmı ise gerçekleri aramayı ve bulmayı var oluşun bir gayesi olarak görmekte… Böyle gördüklerinden hayatlarının her merhalesi gerçekleri aramakla ve bulmakla geçmekte…

Denize dalan dalgıçların her biri farklı farklı inciler, mercanlar, yakutlar bulabilir. Hatta bazıları da sadece çakıl taşlarıyla yetinebilir. Hakikat okyanusuna dalan kimseler olarak halimiz bu dalgıçlara benziyor. Aynı âlemde yaşıyoruz, ama nasılsa hayli farklı sonuçlarla varıyoruz.

Göz ve kulak gibi duyularımız bizi maddi eşyaya ve bunların farklı özelliklerine muhatap eder. Ama duyularda kalmaz, aklımızla bu verileri değerlendiririz. Ancak aklın da bir sınırı vardır, daha ötesine dinin öğretileriyle muhatap oluruz. Göz bizi fizikî âleme muhatap eder, ama eşya görülenlerden ibaret olmadığı cihetle metafizik âleme de akıl ve nakille, yani ilahi vahyin öğretileriyle muhatap olmaya çalışırız.

Öyle görülüyor ki, insanlığın gerçeği arama uğraşısı kıyamete kadar devam edecek, fakat ulaşılan gerçekler hususunda genel-geçer bir ittifak sağlanmayacaktır. Her grup insan, kendi ulaştıklarını gerçeğin ta kendisi sanacak, başkalarının ulaştıklarına pek iltifat etmeyecektir. Gerçeğe ulaşmada vahyin rehberliğinde aklını kullananlar daha avantajlı bir konumda görülmektedir. Vahiy güneşinden yararlanmayanlar ise, aklın cılız feneriyle yol almak durumundadır. Kıyamet koptuğunda artık bu arayış süreci bitecek, şu ayetin bildirdiği durum ortaya çıkacaktır:

“Hepinizin dönüşü Allah’adır. İhtilaf ettiğiniz şeyleri O size tek tek haber verecektir.”1

1Maide, 48

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir