Şair, “Gönlüm uçmak dilerken semavi ülkelere, Ayağım takılıyor, yerdeki gölgelere”1 derken gerçeği arama yolunda mühim bir engele işaret eder. Gerçeği arayan insan, bazan gerçek zannederekRead More
Kategori: Gerçeği Arayış
Ülfet, çevremize “ben bunları biliyorum” tarzında bakmaktır. Böyle bir bakış, etrafımızda olup biten harikaların üstünü örter. Ülfet, insanın yaşadığı çevreye alışmasına ve bunun neticesinde çevredeRead More
Sübjektiflik ve objektiflik, diğer bir deyimle öznellik ve nesnellik birbirine karşıt kavramlardır. “Objektiflik, olguları olmasını özlediğimiz gibi değil, gerçekte oldukları gibi görüp kabullenmektir. Subjektiflik ise,Read More
İnsan, düşünen bir varlıktır. Bu özelliğiyle diğer canlılardan ayrılır.1 Nedense bu düşünme kapasiteli insanların çoğu, bilimsel anlamda pek düşünmezler. Selahaddin Şimşek bu gerçeği, belki birazRead More
İnsan, ruh ve bedenden meydana gelmiştir. Ruhî gücümüz bizi gerçeğin semalarına kanat açmaya sevk ederken, bedenî hazlar aşağıya çeker. Adıvarın dediği gibi, “bir gün ruhumuzunRead More
İnsan kalbinin bir mazhariyeti olan ilham, genelde başkasını bağlayıcı bir bilgi türü olarak kabul edilmez. Fakat bunun böyle olması, “İlham yoluyla bir şey elde edilmez”Read More
İnsan kalbinin mazhariyetlerinden biri olan ilham, kelime anlamıyla “bir şeyi birden yutturmak” anlamındadır.1 Istılah olarak ise, “kalbe bir şeyin ilkası”,2 “kalbe feyiz yoluyla ilka edilenRead More
Subjektif bir karakter arzeden vahiy olayı, diğer insanlarca tecrübe edilmediğinden, bazılarınca reddedilme cihetine gidilmiştir. Dolayısıyla, vahyin onu kabul edenler açısından değeri olacağı aşikârdır. Kur’an’da müttakiRead More
İlahi, müteal bir haberleşme vasıtası olan vahiy, bir takım unsurlardan müteşekkildir. Şu ayette, Hz. Peygamber’e gelen vahiydeki temel unsurları toplu halde görebiliriz: “Şüphesiz bu Kur’an,Read More
