Yiğit, gücünü imanından alır.
Arşimet “bana bir dayanak noktası gösterin, dünyayı yerinden oynatayım” der. Demek bu aciz insan, dayanak noktasının sağlamlığına göre boyundan büyük işler yapabilir.
Bir asker, şahıs olarak belli bir güce sahiptir. Ama asker olarak, koca devlet arkasında olduğundan, şahsen gerçekleştiremeyeceği nice büyük işleri, devlet kuvvetine dayanarak gerçekleştirir.
İşte, yiğit insan bileğinin gücüne değil, imanının gücüne göre hareket eder. Böyle olunca, normal şartlar altında yapamayacağı nice büyük projelere imza atar. Ama o, bu başarılarıyla mağrur olmaz. “Bütün iyilikler Allahtan, kötülükler ise nefisten” düsturuyla hareket eder. Hz. Şuayb gibi şöyle der.1
“Benim muvaffakiyetim ancak Allah’tandır. Sadece Ona tevekkül ettim ve sadece Ona yöneliyorum”
1 Hud, 88
