Mut’a Nikâhı

Mut’a nikâhı, bir bedel karşılığında geçici evlilik anlamında olup, İslâm öncesinin bâtıl âdetlerinden biridir. Şia, bazı te’villerle ve kendi kaynaklarında yer alan rivayetlerle bunu meşru göstermeye çalışır.

Evlenebileceğiniz kadınlar zinadan kaçınarak namuslu yaşamak üzere size helâl kılındı” (Nisa, 24) âyetinin açıklamasında Hamdi Yazır bu konuya da temas eder ve şöyle der: “Ğayra müsafihîn” kaydından tamamen anlarız ki, mut’a nikâhı, diğer tabirle “metres tutmak” helâl değildir, bir sifahtır. (II, 1328)

Sefh: Esasen kan ve su gibi mayileri döküp akıtmak olduğundan; sifah, sırf suyunu boşaltmak, yâni, mücerret su akıtarak şehveti tatmin etmek anlamına gelir. Ve bunun için zinaya “sifah” denir. Demek olur ki, kadınların helal kılınmasından asıl maksat, namuslu yaşamak ve neslin devamıdır. Şehveti tatmin, daha sonraki bir teferruattır. Yoksa sadece şehveti tatmin maksadıyla nikâh caiz değildir.” (II, 1327)

Günümüzde bazı dindar kişilerin Şia’anın fetvasıyla mut’ayı caiz görmeleri büyük bir fitne ve ileri derecede bir basiretsizliktir. Bunlar herhalde, şehvetini tatmin için gayr-i meşru ilişkilerde bulunan ve bunun için hayli masraf da yapan kimselerle aynı safta yer aldıklarının farkında değillerdir. Şeytanın her insan için farklı kandırma metotları vardır. Dindar insanları doğruda zinaya sevkedemeyen şeytan, bu tür desiselerle onları iğfal etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir