Devlet Adamı İnceliği

Bazı kimseler makamdan şeref alırlar, bazıları da o makamları şereflendirirler…

Hz. Ali şöyle der:

Şayet isteseydim bu balın safisini, bu buğdayın en özlüsünü ve bu ipek elbisenin en âlâsını elde edebilirdim. Fakat hevâ’mın beni mağlup edip de şiddetli hırsımın beni yemekleri seçmeye sevketmesi söz konusu olamaz! Zira ola ki Hicaz’da veya Yemame’de bir ekmek bulamayan, tokluk nedir bilmeyen kimseler vardır. Çevremde aç karınlar, susuzluktan yanmış ciğerler varken, ben nasıl olur da geceyi tok geçirebilirim?!”1

İdarecilerde ve devlet büyüklerinde olması gereken en önemli meziyetlerden biri, keyfine düşkünlükten uzak sade bir hayat yaşamaktır. Bu meziyete hâiz olan kimseler, kendileri için değil, başkaları için yaşarlar. Onları mutlu görünce mutlu olurlar, dertli görünce ise dertlenirler. “Bana ne onların halinden?” demezler, bulundukları makamda halka hizmet için var olduklarını bilirler.

1 Nehcül-Belağa, s. 608-609

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir