“Şüpheli şeyi bırak, sana şüpheli gelmeyene bak!”1
Hz. Muhammed (asm)
Peygamber Efendimiz şöyle der:
“Helal bellidir, haram bellidir.
Bir de bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır.
Pek çok kişi bunları bilmez.
Kişi bunlardan sakınırsa dinini, onur ve haysiyetini korumuş olur.
Şüpheli şeylerden kaçınmayanlar ise, girilmesi yasak bir koru kenarında hayvanlarını otlatan kimse gibidir. Kolladığı hayvanların her an koruluğa dalması mümkündür.
Dikkat edin her hükümdarın bir koruluğu vardır.
Allah’ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir…”2
Bu konuda şu nebevî ölçüyü hatırlayabiliriz:
“Müftüler sana fetva verseler bile, sen bir de kalbine danış”3
Yani, “şu caiz mi?” diye sorduğunda “evet caizdir” diyenler olsa bile, vicdanına yönel, vicdanın da fetva veriyorsa o zaman yap. Yoksa gönlün rahat değilse, yapma.
1 Buharî, Büyü 3
2 Buhârî, İman, 39
3 Dârimî, Buyu’, 2
