ÖNSÖZ

Bütün insanlığa son ilahi mesaj olan Kur’ân-ı Kerim, çok cihetlerle mu’cizedir. Onun mu’cizevi yönlerinden biri de, getirdiği teşbih ve temsillerde görülür. Etkili, güzel anlatımıyla muhataplarını hayran bırakan Kur’ân-ı Kerim, meselelerini teşbih ve temsiller kullanarak anlatmaktadır.

Beynin sağ ve sol olarak iki ayrı lobu vardır. Bunlardan sol lob fikir ve mantığa, sağ lob ise hayal ve sanata hitap eder. Beynin sağ lobunu iyi kullanabilen kimse, anlatılanları hayal gözüyle görür, kendisi anlatırken de bu lobtan yararlanır, sanatlı olarak anlatır. Bunun en güzel vasıtalarından biri, temsillerle anlatmaktır.

Kur’ân, en derin mücerret (soyut) meseleleri teşbih ve temsillerle insanların anlayışları seviyesine indirir. Mesela, “kâfirlerin amelleri boşa gitmiştir” manası beynin sol lobuna hitap eder. Kur’ân bunu ifade ettiği gibi, mesela şu ayetlerle de beynin sağ lobuna hitap ederek konuyu müşahhas (somut) hale getirir.

-“Onların amelleri çöldeki serap gibidir”,

-“Onların amelleri fırtınalı bir havada savrulan küller gibidir.”

Bu tarz anlatımla Kur’ân hem havas, hem de avama hitap eder. Böylece, bu semavî sofradan herkes nasibini alır, doyarak kalkar.

Arapça olarak Kur’ândaki temsilleri anlatan hayli eser vardır. Bu meyanda Hakim Tirmizi, Maverdi, İbn Kayyim, Meydanî, Beyanunî, Abdalî ilk hatıra gelen isimlerdendir. Kur’ân-ı Kerimdeki temsiller “Emsal” kitaplarında ele alınmakla beraber, bunların tamamının konu bütünlüğü içinde takdim edilmediğini, ayrıca, temsillerin esasını teşkil eden teşbihlerin temsillerle bağlantılı bir şekilde değerlendirilmediğini müşahede ettik. Teşbih ve temsillerin bir bütün olarak araştırılmasının Kur’ânî mesajların sunulmasına kolaylık sağlayacağını düşündük.

Bu araştırmada Kur’ân’daki teşbih ve temsiller bir bütün olarak takdim edilmeye çalışılmıştır. Ayetlerdeki teşbih ve temsiller konular halinde gösterilmiştir. İsim olarak “Kur’ân’da Teşbihler ve Temsiller” denilmekle beraber, istiare ve meseller de ele alınmıştır. Çünkü bütün bunlar “benzetme” esasına dayanmaktadır. İstiare, kısaltılmış bir teşbih; mesel, şöhret bulmuş temsildir.

Eserin “Giriş” bölümünde Kur’ân’ın belağatına ana hatlarıyla bakılmış, 1. Bölümde ise sonraki bölümlere alt yapı oluşturmak üzere “teşbih, istiare, temsil ve mesel” kavramları fazla ayrıntıya girmeden öz olarak değerlendirilmiştir.

Diğer bölümlerde, Kur’ân’ın teşbih ve temsilleri nasıl kullandığı konular halinde muteber kaynaklardan yararlanılarak anlatılmıştır.

Ulaşabildiğimiz çalışmalardan hayli farklı bir sistematik içinde takdim ettiğimiz bu araştırmanın, Kur’ân’ın bir takım mesajlarını sunmaya vesile olması, muhataplarına yeni ufuklar açması en büyük dileğimizdir.

Tevfik ve hidayet Allah’tandır.

Şadi Eren

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir