Yangınlar seyredilemez,
söndürülmeye koşulur.
İçinde yaşadığımız toplum; cahillik, ahlaksızlık, Batı hayranlığı, dinsizlik, sefahet gibi felaketlerle âdeta yanmaktadır. Ekonomik sıkıntılarda “mutfakta yangın var” denilir. Gelişen ekonomimizle mutfaklardaki yangınlar bir derece söndürülmüştür, ama üstte sayılan sahalarda yangın bütün şiddetiyle devam etmektedir.
Hz. Peygamber şöyle buyurur:
“Sizden biri bir kötülük gördüğünde, gücü yetiyorsa eliyle düzeltsin.
Yetmezse diliyle düzeltsin.
Onu da yapamazsa, hiç olmazsa kalbiyle buğz etsin.
Fakat bu, imanın en zayıf mertebesidir.”1
Bu hadisin yorumunda “elden murat devlettir, dilden murat âlimlerdir, kalpten murat avam tabakasıdır” yorumu yapılır.
Şüphesiz böyle bir yorum güzel bir bakış açısıdır. Bununla beraber, toplumda görülen kötülükler karşısında, her insanın el olduğu yerler vardır, dil olduğu yerler vardır, sadece kalben buğz etmekle yetinebildiği yerler vardır. Mesela, TV yayınlarının kontrolünde devlet eldir. Programları tenkit eden vaizler ve yazarlar birer dildir. Fakat el durumunda olanlar, sadece dil mertebesinde kalıyorlarsa, vazifelerini yapmıyorlar demektir. Konuşması lazım gelenler, sadece kalben buğz etmekle yetiniyorlarsa, imanın en zayıf mertebesindedirler anlamındadır.
1 Tirmizi, Fiten, 11
