Pusudaki Avcı

Kur’an’ın en son suresi, görülen ve görülmeyen şeytanların vesveselerinden Allah’a sığınmayı anlatır:

De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlahına sığınırım, o sinsi vesvesecinin şerrinden. Ki o, insanların kalplerine vesvese verir. Hem cinlerden olur, hem insanlardan.”1

Sinsi” şeklinde tercüme ettiğimiz kelime, ayette “el-han­nas” kelimesi ile ifade edilir. “El- Hannas”, “kirpi misali geri çekilip büzülen, sinen, fırsat kollayan, açık yakalamaya çalışan” manasını ifade eder.

Evet, şeytan pusudaki sinsi düşmandır, daima fırsat kollar, insanları avlamaya çalışır.

İnsan, şeytandan vesvese geldiğinde “euzü billahi mineş şeytanir racim” derse, şeytan siner ve büzülür, oradan sıvışır. Ama uygun bir ortam olduğunda tekrar görülür, vesvese ver­me­ye devam eder, avından asla vazgeçmez.

Mevlana, şöyle der:

Şeytan, kuşu aldatıp tutmak için ıslık çalan avcıya benzer. Kuş gibi öter. Kuş, hemcinsi zannederek, havadan iner, tuzağa tutulur.”2

Dünyada yüz binlerce tuzak ve dane vardır. Biz ise, aç ve harîs kuşlar gibiyiz.”3

1 Nas, 1-6.

2 Rûmî, I, 231.

3 Rûmî, I, 256.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir