Suçlu Kim?

Pek çok aile, çocuk eğitiminde kendi eksiklik ve yetersizliklerini göz ardı edip, dışarıda suçlular arar. Sığınılan bahanelerden bazıları şunlardır:

Mahalle çocuğumu bozdu.”

TV çocuğumu bozdu.”

Falan arkadaşı çocuğumu bozdu.”

Bunların çocuğu bozmada etkisi elbette inkâr edilemez. Fakat şurası asla unutulmamalıdır: Çocuğun en yakın çevresi kendi ailesidir ve çocuk okul öncesi eğitimde en fazla anne-babadan etkilenmektedir.

Çocuk eğitimiyle ilgili büyük bir mahkeme kurulsa ve orada “suçlu ayağa kalksın!” denilse, her anne-baba sağa sola bakmadan ayağa kalkabilmelidir.

Suçlu önce biziz” anlayışı, anne-babayı ihmalden, gafletten kurtarır, “çocukta bir problem varsa, başta bizden kaynaklanmıştır” dedirtir.

Bu duyarlılığı taşıyan anne-babalar çocuklarıyla bire bir yakından ilgilenir, onları iyi eğitirler. Gerçek suçlu olan anne-babalar ise, evin dışında suçlu aramakla vakit öldürürler.

Eğitimci-yazar Halit Ertuğrul Beyden şöyle bir hatıra dinlemiştim:

Kendisi bir ev ziyaretinde iken, ev sahibi baba küçük çocuğunu Halit Beye gösterip “hocam, der. Bizim evde yalan söylenmez ama şu çocuğumuz nerden kaptıysa kaptı, yalan söylüyor. Ne yaptıksa vazgeçiremedik. Bize ne tavsiye edersin?”

O sırada telefon çalar. Evin çocuğu hemen telefona koşar. Tavrından, telefondaki zatın çocuğun babasını sorduğu anlaşılmaktadır. Çocuk babasına doğru yönelir. Baba, eliyle “evde yok” işareti yapar. Çocuk işareti alınca, “babam evde yokmuş” der ve telefonu kapatır.

Bu olayda çocuğun yalancılığı nerden kaptığı bellidir, ama baba hâlâ durumun vehametinin farkında değildir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir